brown wooden smoking pipe on white surface

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVASINDA DAVACI OLAN VATANDAŞ YÜKSEK HARÇLAR ÖDER Mİ ?

Bu yazımızda sıkça sorulan;

  • ‘’ Kamulaştırmasız el atma davası açtım, ne kadar harç ödeyeceğim ? ’’

  • ‘’ İdarece taşınmazım fiilen kullanılıyor, dava açarken taşınmazın değeri üzerinden yüksek harç ödenir mi ?’’

  • ‘’ Kamulaştırmasız el atma davalarında harcı kim öder ? ‘’

  • ‘’ Kamulaştırmasız el atma nedeniyle idareye karşı açılan tazminat davalarında nispi harç mı ödenir yoksa maktu mu ?’’

  • ‘’ Kamulaştırmasız el atma nedeniyle idareye karşı açılan tazminat davalarında taşınmaz değeri belirlendiğinde bunun üzerinden eksik harç tamamlanır mı ?’’

Sorularına cevap vermeye çalışarak, bu konuda kısa zaman önce verilen iptal kararları ile birlikte güncel durumu anlatmaya çalışacağız.

Ülkemizde, bir kısım (yol, köprü, baraj, su, elektrik, okul, park, imar gibi) kamu hizmetlerinin yürütülmesi Anayasanın 46. Maddesi ve de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca yapılmaktadır.

Kimi zaman idareler( DSİ, belediyeler, valilikler gibi kurumlar) kamulaştırma YAPMADAN, veya bu kamulaştırma süreci usulüne uygun şekilde tamamlanmadan kişilere ait özel mülkiyete konu(tapulu eviniz, tarlanız, arsanız gibi) taşınmaz mallara el atarak bu hizmetleri yerine getirmekteler.

Böyle bir durumda da taşınmazına kamulaştırmasız şekilde el atan vatandaşın idareye karşı farklı davalar açma hakkı bulunmakta. Dava açma aşamasında ise taşınmazına bedelsiz şekilde el koyulan kişiler, davaları açarken veya devamında bir de üstüne yüksek harçlar ödeyip ödemeyeceklerini merak etmektedirler.

Örneğin; Taşınmazın bir kısmının veya tamamının kamulaştırma yapılmadan Karayolları Genel Müdürlüğünce yol haline getirilmesi, taşınmazınıza Orman Genel Müdürlüğü tarafından ağaç dikilmek suretiyle el atılmış olması, bir arsadan tapu sahibinin rızası olmadan ve de kamulaştırma yapılmadan elektrik hattı geçirilmesi durumları , idare tarafından yapılan fiilen kamulaştırmasız el atma konusunda sık karşılaşılan durumlardır.

Çoğu zaman bu durumu olay sırasında veya sonradan öğrenen vatandaşlar, paniğe kapılarak yapabilecekleri bir şey olmadığını veyahut bu durumun normal olduğunu düşünmekteyse de aslında hukuki anlamda tapu sahiplerinin yapabilecekleri oldukça etkili yollar bulunmaktadır.

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA NEDİR ? ŞARTLARI NELERDİR ?

Kamulaştırmasız el atma; Kamulaştırma yetkisine sahip idarelerin kamulaştırma yapmaksızın, başkasına ait bir taşınmaza, kalıcı olarak el atması veya kamu hizmetine tahsis etmesi ya da bu amaçla üzerine özel bir tesis inşa etmesidir.

Bu anlamda kamulaştırmasız el atmadan bahsedebilmek için :

1) Kamulaştırma yapma yetkisine sahip bir idare, taşınmazın tamamı veya bir kısmına el koymuş olmalıdır.

2) Usulüne uygun bir kamulaştırma yapılmamış olmalıdır.

3) Taşınmaza el koyma geçici değil, sürekli olmalıdır.

FİİLİ VE HUKUKİ EL ATMA AYRIMI NEDİR ?

Kamulaştırmasız el atmada; idarece taşınmazın tamamı veya bir kısmına FİİLEN el atılarak tapu sahibinin taşınmazdan tasarruf hakkının kısıtlanması FİİLİ ET ATMA olarak karşımıza çıkar.

Yukarıda yer alan taşınmazdan yol geçirilmesi, trafo dikilmesi, fiilen taşınmazın park alanı yapılması gibi örnekler fiili el atma kapsamında dahil olmaktadır.

Bunun dışında, idarenin eylemli bir şekilde taşınmaza el atmayarak, yalnızca hukuken el atması da mümkündür. Buna HUKUKİ EL ATMA denmektedir.

Hukuki el atma olgusunda en sık karşılaşılan örnek, idarenin taşınmazdaki imar uygulaması sonucunda henüz fiilen bir taşınmaz üzerinde bir çalışma yoksa da hukuki kayıt olarak yapılan kısıtlamalardır.

Örneğin, özel mülkiyete konu bir taşınmazın ilgili idarece imar değişikliğine konu edilerek rekreasyon alanı, park, yeşil alan olarak belirlenmesi. Bu durumda açıkça hukuki el atma söz konusudur.

Her iki el atma türünde de kişiler, farklı yargı yerlerinde, farklı davalar açılarak bu kamulaştırmasız el atma kapsamında mülkiyet haklarından kaynaklanan taleplerde bulunabileceklerdir.

Bu davalarda teknik olarak idarenin el atmasının dayanağı, el atma tarihi ve diğer hukuki ayrıntılar önemli rol oynamaktadır.

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DURUMUNDA AÇILABİLECEK DAVA TÜRLERİ NELERDİR ?

1- El atmanın önlenmesi davası

2- Tazminat davası

3- Kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel tespiti ve de taşınmazın idareye tescili karşılığında bedelinin ödenmesi

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVASINDA DAVACI OLAN VATANDAŞ, YARGILAMA SIRASINDA HARÇ ÖDER Mİ ?

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davalarının konusunun belli bir değerle ilgili bulunması nedeniyle anılan davalarda kural olarak davacının nispi karar ve ilam harcı ödemesi gerekmektedir.

Bu genel kuraldan hareketle az sonra bahsedeceğimiz Anayasa Mahkemesinin iptal kararına kadar maalesef davacı olan vatandaş, taşınmazına el atan idareye karşı dava açarken bu dava nispi harca tabi oluyordu. Yani dava sırasında değer belirlendiğinde vatandaş eksik nispi harcı tamamlamak durumunda kalıyordu.

Bu durum, taşınmazına el atan, bedelsiz olarak taşınmazdan faydalanan, kamulaştırma işlemlerini yapmaksızın el atma fiilini gerçekleştiren idare karşısında vatandaşı maddi olarak zor durumda bırakabiliyordu. Yargılamaların uzun sürmesi karşısında da vatandaşın ödediği harç uzun süre dosyada kalıyor ve de iadesi tarihinde de maddi olarak değer kaybediyordu.

Davalısı harçtan muaf olan davalarda karar kesinleştiğinde davacının yatırdığı harcın kendisine iade edildiği, her durumda iade edilecek olan harcın davacıdan alınmasının adil olmadığı, davanın reddi hâlinde dahi davacıdan maktu harç alındığı, davalısı harçtan muaf olan davalarda davacıdan peşin olarak nispi harç alınmasının bir faydasının olmadığı gibi kamu düzenini ilgilendiren bir yönünün de bulunmadığı, iade edilecek olan harcın davacıdan alınmasının hak arama özgürlüğüne açıkça aykırı olduğu, alınan harcın aynı tutarda iade edilmesi ve davaların sonuçlanmasının uzun zaman alması sebebiyle mülkiyet hakkının da ihlal edildiği belirtilerek itiraz konusu kuralların “davalısı harçtan muaf olan davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ve de ;


Anayasa Mahkemesi 8/9/2022 tarihinde E.2022/61 numaralı dosyada, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28. maddesinin birinci fıkrasının 6009 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle değiştirilen (a) bendinin birinci cümlesinin, 32. maddesinin birinci cümlesinin “davalısı harçtan muaf olan kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Bu karar ile böylece; idarenin Anayasa’da belirlenen usul ve esasların tümüyle dışına çıkarak taşınmazına fiilen el attığı kişinin, taşınmazın bedelini idareden tahsil edebilmek için açmak zorunda kaldığı davada durumunu daha da ağırlaştıran yükümlülüklerle karşılaşmaması yönünde net bir karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığı’nın da uygulamada bu konuda yaşanan aksaklıklar karşısında tüm birimlere yollanmış olan 12.01.2024 tarih 1381 sayılı yazısı mevcuttur.

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle harçtan muaf idareye karşı açılan her türlü tazminat davasında (ecri misil, idareye tescil karşılığında bedel tazminatı gibi ) yalnızca dava açıldığı sırada ödenmesi gereken MAKTU HARÇ ödemesi yapılması yeterli olacaktır.

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVASINDA DAVACI OLAN VATANDAŞ, TAŞINMAZI DEĞERİ ÜZERİNDEN NİSPİ HARÇ MI HARÇ ÖDER ?

Yazımızda açıkladığımız üzere bu konudaki genel kural, değeri para ile ölçülebilen bir dava konusu mevcut olduğundan değeri üzerinden nispi harç alınmasıdır.

Fakat Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından artık Kamulaştırmasız el atma nedeniyle harçtan muaf idareye karşı açılan her türlü tazminat davasında davacı olan taraf yalnızca MAKTU HARÇ ÖDEYECEKTİR.

Dava değeri veya tazminat değeri üzerinden yüksek bedeldeki taşınmazlar yani dava konuları için fazla harç ödemesi yapılmayacaktır.